Amacımız

Günümüzde tüketilen toplam enerjinin yaklaşık %80’i fosil yakıtlardan karşılanmaktadır. Elektrik üretiminin 2/3’ü ve ulaşım sektöründe kullanılan enerjinin hemen hemen tamamı fosil yakıtlardan elde edilmektedir. Fosil yakıt kullanımının neden olduğu en önemli sorun ise hava kirliliği ve sera etkisini oluşturan karbondioksit yayınımı ile küresel ısınmadır. Kyoto protokolü (1997) ile tüm ülkelerin karbondioksit yayınımını azaltıcı yönde tedbir almaları kararlaştırılmıştır. Gerek fosil yakıt kullanımının gelecek için olumsuz sonuçları ve gerekse fosil yakıtların zaman içinde biteceği gerçeği, alternatif ve yenilenebilir enerji kullanımını önemli kılmaktadır. Bu yeni yakıtlar, fosil yakıtlardan daha temiz olmalı, küresel ısınmaya sebep olmamalı, çevre dostu olmalı, tehlikesiz olmalı, ülke ekonomisine yük getirmemeli, enerjide dışa bağımlılığı önlemeli ve sürekli kullanıma elverişli olmalıdır.

Alışılagelen enerji üretim yöntemlerinden ve kullanım alışkanlıklarından birden vazgeçmek ve değiştirmek mümkün olmadığından günümüzde yapmamız gereken, bir yandan halen kullanılan sistemlerin neden olduğu zararları en aza indirme yönünde çalışmak ve öte yandan zaman içinde giderek artan miktarlarda alternatif yenilenebilir enerji üretimini başarmak için çalışmak olmalıdır. Bu kapsamda değerlendirildiğinde, örnegin var olan yanma sistemlerinin iyileştirilmesi, yanma gazlarının arıtılması, bu sistemlerde daha az kirletici olan biyodizel ve biyobenzin kullanımının arttırılması gibi konulara önem verirken, hiç karbondioksit yayınımına neden olmayan ve güvenli yenilenebilir enerjilerden güneş enerjisinden, rüzgar enerjisinden, jeotermal enerjiden, ısı pompalarından ve hidrolik güçten giderek daha fazla yararlanma hususunda çok çalışmamız gerekmektedir.

Büyük potansiyele sahip güneş enerjisi ve rüzgar enerjisi gibi yenilenebilir ve temiz enerji kaynaklarından yararlanmada en önemli sorun, sürekliliğin sağlanmasıdır. Örneğin, güneşten gündüz parladığı sürece doğrudan yararlanmak mümkündür. Diğer zamanlarda da aynı enerji kaynağından yararlanabilmek için enerjinin depolanması gerekir. Ara basamak olarak enerji depolanması günümüzün en önemli sorunlarından birisidir. Bu konuda en büyük uygulama potansiyeline sahip olan yöntem, hidrojen kullanımıdır. Bu kapsamda, örneğin güneş enerjisini su kullanarak hidrojen enerjisine çevirmek, hidrojeni istenildiginde kullanmak üzere depolamak ve istenildiğinde gaz yakıt olarak kullanmak veya yakıt pili kullanarak elektrik enerjisine çevirmek en mantıklı çözümlerden birisi olarak değerlendirilmektedir. Böyle bir çevrimde sadece güneş enerjisi ve su kullanıldığından, çevreye etkisi bakımından da en doğal ve zararsız bir yöntemdir. Sadece ülkemiz bakımından değil, fakat tüm dünya için önümüzdeki yüzyılın en gözde ve değerli enerji çevrimi metodu olacak olan bu proses ile ilgili teknolojik altyapının hazırlanmasına bu günden başlamak gerekir.

Araştırma gurubumuz, yukarıda özetlenen anlayış ve kapsam içersinde temiz enerji üretimi ve kullanıma sunulması konularında disiplinler arası her türlü araştırma ve geliştirme projesiyle ilgilenmeyi, bu doğrultuda diğer ilgili kurum ve kuruluşlarla ortak çalışmalar yapmayı, eğitim ve danışmanlık hizmeti yapmayı ve toplumu aydınlatıcı faaliyetlerde bulunmayı görev bilmektedir.